Ana Sayfa / Yaşam/Hobi / Şimşek, halkoylaması sonrası ekonomik gelişmeleri değerlendirdi

Şimşek, halkoylaması sonrası ekonomik gelişmeleri değerlendirdi

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, AK Parti’nin hiçbir zaman fırsatçılık yapıp, seçimleri erkene almadığını belirterek, "Cumhurbaşkanı’mız dün takip edebildiğim kadarıyla çok net bir şekilde seçimlerin 2019 Kasım ayında yapılacağını ifade ettiler. Bu çok net." dedi.

Şimşek, özel bir televizyon kanalında referandum sonuçları ve sonrasında ekonominin gelişimine yönelik soruları yanıtladı.

AK Parti’nin geçmişine bakıldığında hiçbir zaman fırsatçılık yapmadığını ve seçimleri erkene almadığını belirten Şimşek, "Her dönem bu konular konuşulur, tartışılır ama böyle bir şey hiç olmadı. Cumhurbaşkanı’mız dün takip edebildiğim kadarıyla çok net bir şekilde seçimlerin 2019 Kasım ayında yapılacağını yanlış hatırlamıyorsam ifade ettiler. Bu çok net. Neden? Çünkü işimiz var. Bizim çok hızlı bir şekilde bir taraftan yapısal reform, bir taraftan da iş, aş ki bunlar birbiriyle ilişkilidir, bir taraftan da yeni sisteme hazırlıklar gerekir." diye konuştu.

Şimşek, zor bir dönemin arkada bırakıldığına işaret ederek, "En kötüsü geride kaldı. Şimdi referandum belirsizliği de Türkiye’nin uzun vadeli hükümet yönetim sistemine ilişkin kaygıları da ortadan kalktı. Türkiye artık istikrar bekliyor. İstikrar reformlarla desteklenirse kalıcı güçlü refah artışını getirecek." ifadesini kullandı.

Türkiye’nin ekonomide atması gereken adımlar için 5-6 eksen bulunduğunu ve hepsinin üzerinde çalışmak gerektiğini vurgulayan Şimşek, çok geniş kapsamlı dönüşüm gerektiğini, bu dönüşümde endüstri, sektörel ve mikro düzeylerde reformların ve dönüşüm programlarının devreye gireceğini söyledi.

"Fonların fonunu genişletebiliriz"

Şimşek, Türkiye’nin katma değeri yüksek üretime geçmesi, bilgi yoğun teknolojide üretim yapmasının mikro ve makro bileşenlerinin olduğunu dile getirerek, geçen sene uluslararası normlarda bir patent kanunu çıkardıklarını hatırlattı.

Ar-Ge ve tasarımın ticarileşmesinin önünü açacak önemli adımlar attıklarına, bunun için kitle fonlamasının bir enstrüman olduğuna işaret eden Şimşek, bununla ilgili tasarının Mecliste olduğunu belirtti. Şimşek, "Geçen fonların fonunu başlattık, onu daha da genişletebiliriz. Varlık Fonu daha güçlü bir şekilde gelecek vadeden şirketlere destekleyici olabilir. Kalkınma Bankasına ilişkin yeniden yapılandırma yeni bir gündem maddesi. Bunun gibi birçok konu var. Bunların hiçbiri tek başına sihirli değil, bir ekosistemden bahsediyoruz. " değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, rekabet gücünün önemsenmesi gerektiğinin altını çizerek, Endüstri 4.0’ın büyük yıkıcı etkilerinin olabileceğini, burada en önemli bileşenin eğitim olduğunu, Türkiye’nin eğitime erişimde kritik eşikleri aştığını söyledi.

Eğitimin kalite boyutunda da okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi kararının alındığını, tam gün eğitimin 2019’da devreye gireceğini ifade eden Şimşek, öğretmenlerin yeniden eğitilmesi ve performansa dayalı bir modelin oluşturulmasının da eğitimde kalite için önemli olduğunu vurguladı.

Şimşek, Gelir Vergisi reformu düzenlemesinin Mecliste olduğunu, bunun vergi tabanını iyileştireceğini, mevzuatını basitleştireceğini, Vergi Usul Kanunu’nun da mükellef haklarını iyileştirirken vergi tahsilatı ve denetimini etkin hale getireceğini kaydetti.

Yargı reformunda da geçen sene istinaf mahkemeleri ile bilirkişi reformunun devreye girdiğinin altını çizen Şimşek, bu sene belki de modern arabulucuk, ihtisas mahkemelerinin artırılması konularının üzerine gidileceğini belirtti.

"Gümrük Birliğinin güncellenmesi Türkiye için önemli fırsat"

Şimşek, Avrupa Birliği’nin (AB) bütün siyasi münazaralar bir kenara bırakıldığında Türkiye’nin en önemli ticaret ortağı olduğunu belirterek, Türkiye’ye gelen doğrudan yatırımların yüzde 75’inin, Türk şirketlerine ve bankalarına sağlanan finansmanın üçte ikisinden fazlasının, turistlerin üçte ikisinin AB’den geldiğine dikkati çekti.

Pragmatik bir şekilde, siyasi münazaralar bir kenara bırakıldığında AB ile ticari ilişkileri başlı başına canlı tutmak ve geliştirmenin hem Türkiye hem de Avrupa’nın menfaatine olduğunu ifade eden Şimşek, Gümrük Birliğinin güncellenmesinin Türkiye için önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Bununla beraber 18,5 trilyon dolarlık bir Avrupa pazarının Türklere açılacağının altını çizen Şimşek, şöyle konuştu:

"Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmesi ile ilgili Ekonomi Bakanlığı tarafından bir etki analizi yapıldı. Çok net bir şekilde Türkiye’nin milli gelirini artıracak, refah artışına yol açacak, Türkiye’nin aslında bir anlamda toptancı bir anlayışa da reform yapmasının önünü açacak. Çünkü açıldığı zaman dışarıya rekabet artıyor, Rekabetin olduğu yerde inovasyon ve verimlilik artıyor, rekabetin olmadığı, korumacılığın olduğu yerde uzun vadede tüketici de ülke de kaybediyor. AB ile bizim bir pozitif ajanda üzerinde ilerlememiz… Bu Türkiye’nin menfaatinedir. Türkiye bugün tüketim malları ağırlıkta olmak üzere, otomotiv, tekstil ve beyaz eşya elektronik olmak üzere Avrupa’ya yılda 76 milyar avroluk mal satıyor. Bunu Afrika’ya, Ortadoğu’ya, Çin’e satabilir misiniz? Sanmıyorum. Tabii ki biz Asya’yı inceleyeceğiz, Asya ile bu ilişkilerimizi geliştirmemiz lazım ama 18,5 trilyon dolarlık bir piyasa şu anda yok. İkinci bir piyasa var, o da Amerika ama bizim şirketler şu anda henüz Amerika piyasasında çok varlık gösteren şirketler değil, onun için bizim pragmatik bir şekilde bu olaylara yaklaşmamız lazım."

"Amacımız yeni yatırımların harekete geçirilmesi"

Şimşek, teşvik ve harcamaların bütçe üzerine etkisine ilişkin bir soruyu da yanıtlayarak, "Maliye Bakanımız merkezi bütçe üzerinden attığı adımların, vergi indirimleri, yatırım teşvikleri olsun, onların milli gelire oran olarak bütçeye etkisi yüzde 0,5-0,6 arasında bir rakam, bu da tolere edilebilir ve yönetilebilir bir düzey. Diğer kamunun attığı adımlara da bakmamız lazım. Olaya sadece ‘net götürü’ şekilde bakılmaması lazım, bunun getirisi de var. Kısmen ekonomideki nispi canlılık öbür senaryoya oranla telafi ediyor zaten, bunu biz 2009’da da gördük, şimdi de görüyoruz, net etkisi farklı olur." ifadesini kullandı.

Kredi Garanti Fonu kefaletinde verilen desteklerle ilgili de bankacılık sektörünün takibe düşen alacaklarının şu anda yüzde 3 civarında olduğunu hatırlatan Şimşek, "O oranda bakıldığında belki kredi verilen şirketler hakkıyla geri ödemelerini yapacaklar, sıkıntıya girmeyeceklerdir. Bizim verdiğimiz destekler bir yüke dönüşmeyecek. Segmente göre değişiyor ama sonuç itibarıyla biz bunu birkaç yıllık bir destek olarak düşündük. Onun için bütçeden ‘şu kadar para ihtiyacı olacak’ diye bir şey yok. Muhtemelen çok daha cüzi olur, eğer ekonomide toparlanma devam ederse ki edecek, ben inanıyorum. " değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek, amaçlarının yeni yatırımların harekete geçirilmesi olduğunu ifade ederek, referandum belirsizliğinin ortadan kalktığını, bundan sonra hızlı bir şekilde kaldıkları yerden rutin gündeme, rasyonel politikalar ve reformlara odaklanacaklarını söyledi. AA

Hakkında Huseyin Bozdag

1985 yılında Şanlıurfa'da doğan Harun Antepli, Şanlıurfa üniversitesi Halkla ilişkiler bölümünden mezun olmuştur. Şanlıurfa doğumlu olan Hüseyin Bozdağ, hayatına yine doğduğu ve üniversite eğitimini tamamladığı Şanlıurfa'da devam etmektedir. Özel bir firmada Halkla ilişkiler müdürü olan Hüseyin Bozdağ, güncel haberler yazarak sitemizde katkıda bulunmaktadır. Özellikle "Medya" kategorisinde haberler ile okuyucularımıza faydalı olmaya çalışmaktadır. Mail : huseyinbozdag@antep.org - Adres : Sarıgüllük Mah. 314 Nolu cad. No: 7 Şehitkamil/Gaziantep - Tel: +90 530 342 92 96

Bu habere de bakabilirisiniz

Siyez ekmeğinde talep patlaması

"Buğdayın atası" olarak nitelendirilen siyez buğdayından yapılan ürünler, son dönemde yoğun talep görüyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir